22. Ankara Film Festivali Programı


Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından, HALKBANK ana sponsorluğunda düzenlenen 22. Ankara Uluslararası Film Festivali, 17 – 27 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Ankara Uluslararası Film Festivali bu yıl da dolu dolu bir programla sinemaseverlerin karşısına çıkıyor. Dünyanın belli başlı festivallerinde gösterilmiş, ülkemizde de merakla beklenen pek çok film Ankara Uluslararası Film Festivali’nde seyirciyle buluşacak. Her yıl olduğu gibi yurtiçinden ve yurtdışından katılacak sinemacılarla paneller, söyleşiler ve atölyeler gerçekleşecek.

Festival, Jerzy Skolimowski, Jan Svankmajer, Werner Herzog, Xavier Dolan, Bong Joon-ho, Tony Gatlif, Alain Corneau gibi yönetmenlerin son filmlerinden, Kazakistan ve İtalyan sinemasıyla ilgili özel bölümlere, ”Doğaya Karşı İnsan” başlıklı etkileyici bir seçkiden Bertrand Tavernier, Takeshi Kitano ve Ken Loach gibi ustaların filmlerine uzanan zengin programla izleyiciye sinema şöleni sunacak.

Açılış Töreni 17 Mart

Festival Açılış Töreni 17 Mart Perşembe günü, saat 19.30′da MEB Şura Salonu’nda gerçekleştirilecek. Tören, açılış konuşmalarının ardından Festival Özel Ödülleri’nin sunumuyla devam edecek.

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından her yıl geleneksel olarak verilen Kitle İletişim Ödülü, Halk Müziği’nden Klasik Türk Müziği’ne, protest müzikten, pop, rock, caza ve tabii ki film müziklerine, popülizmden uzak ve her zaman yeniliğe açık albümler çıkaran bir müzik firması olması, yapıtlarının müzik kültürümüz açısından arşivlik değer taşıması, kuruluşundan günümüze çıkarılan albümler ve değerli araştırmaları ile sanata adanmış, kaliteden ödün vermeyen tutumları nedeniyle Kalan Müzik adına, Hasan Saltık’a;

Daha önce Kerim Afşar, Cüneyt Gökçer, Cemil Eren, Kayıhan Keskinok, Erhan Bener, Sevda Şener’e, Muhammer Sun ve Gülten Akın’a verilen ”Sanat Çınarı” unvanı; 9 yaşında çıktığı ilk konserinden bugüne devam eden binlerce dinletiyi, turneyi ve resitali içeren sanat yaşamında ülkemizi yurt dışında defalarca temsil ederek gurur kaynağımız olması, çalışma disiplinini asla bırakmaması, sayısız genç keman sanatçısının müzik dünyasına katılmasında yol gösterici olması ve virtüöz müzisyenler için rol model teşkil eden yaşam biçimi nedeniyle Suna Kan’a;

Festivalin kurucularından Aziz Nesin’in adını taşıyan Aziz Nesin Emek Ödülü ise, 1944 yılında “Hürriyet Apartmanı” filmiyle başladığı sinema kariyeri boyunca oynadığı filmlerdeki başarısı ve profesyonelliği, oyunculuğu, dansçılığı ile 1950′lerin ve 60′ların en önemli yıldızlarından biri olması, yalnız oyuncu olarak değil, pek çok önemli yapımcı şirketin kurucusu olarak da Türk Sineması’na yadsınmaz katkısı nedeniyle Sezer Sezin’e sunulacak.

Aziz Nesin Emek Ödülü’nün bir özelliği de ödülün kitapla desteklenmesi. Yıllardır Türk Sineması kitaplığına katkıda bulunan Ankara Uluslararası Film Festivali, bu yıl da Burçak Evren’in hazırladığı, Sezer Sezin’in hayatını anlatan kitabı okurla buluşturacak.

Gecenin sunuculuğunu Ece Sükan üstlenecek. Gece boyunca Emre Kartarı Jazz Band film müziklerini seslendirecek.

Ödül Töreni 27 Mart

Festival kapsamında düzenlenen ulusal uzun, kısa ve belgesel film yarışmalarında verilen ödüllerin sahiplerini bulacağı kapanış gecesi, MEB Şura Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Festival Bileti ve Mekanları

Ankara Uluslararası Film Festivali, indirimli fiyat uygulamasını bu yıl da devam ettirecek ve bilet fiyatlarında artış yapmadan geçen seneki fiyatlardan biletleri satışa çıkaracak. Festival’de, 12:00 seansları 2.5 TL, 14:30 ve 17:00 seansları 5 TL, 19:15 ve 21:30 seansları ise 10 TL olacak. En Kısa Gece, Beyaz Gece ve Geceyarısı Sineması’nın da biletleri 10 TL’den satışa sunulacak. Kısa ve Belgesel gösterimlerinin bilet bedeli tüm seanslarda 2,50 TL olacak. Festival biletleri sinema gişelerinden temin edilebilecek.

Gösterimler Batı Sinemaları, Büyülü Fener Kızılay, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi ve Goethe-Institut Ankara’da gerçekleşecek. Çağdaş Sanatlar Merkezi ve Goethe Institut Ankara’da gerçekleşecek tüm etkinlikler ücretsiz olacak.

Ulusal Film Yarışmaları

Ulusal Uzun Film Yarışması

22. Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında düzenlenen Ulusal Uzun Film Yarışması’nda Türk Sineması’nın son dönemde çekilen önemli filmleri yarışacak.

Seren Yüce’nin Çoğunluk, Derviş Zaim’in Gölgeler ve Suretler, Özcan Alper, Ülkü Oktay, Emre Akay, Ahu Öztürk ve Zehra Derya Koç’un Kars Öyküleri, Selim Demirdelen’in Kavşak, Umur Hozatlı’nın Kayıp Özgürlük, Selim Güneş’in Kar Beyaz, Sedat Yılmaz’ın Press, Ahmet Boyacıoğlu’nun Siyah Beyaz, Ümit Ünal’ın Ses ve Emre Yalgın’ın Teslimiyet izleyiciyle birlikte; Erdal Beşikçioğlu, Murat Özer, Serdar Akar, Fadik Sevin Atasoy ve Ayla Kanbur’dan oluşan jürinin de karşısında olacak.

Yarışmaya başvuran filmler “En İyi Film”, “Mahmut Tali Öngören Özel Ödülü” ve “En İyi Yönetmen” Ödülleri dahil olmak üzere 16 ayrı ödül kategorisi için yarışacak.

Ayrıca, Sinema Yazarları Derneği de (SİYAD) festival kapsamında ”SİYAD En İyi Film” ödülü verecek. Festivalin SİYAD Seçiciler Kurulu’nda ise Agah Özgüç, Banu Bozdemir ve Fırat Sayıcı bulunmakta. Yarışmanın yapılacağı seanslarda yönetmen ve oyuncularla seyircinin söyleşi imkanı da olacak.

Ulusal Kısa Film Yarışması

Toplam 229 filmin başvurduğu Ulusal Kısa Film Yarışması’nda 15 kurmaca, 7 canlandırma ve 13 de deneysel olmak üzere toplam 35 film finalist oldu. Filmleri, izleyiciyle birlikte izleyecek seçici kurulda, görüntü yönetmeni ve Drama Kısa Film Festivali programcısı Stavros Chassapis, yönetmen İnan Temelkuran, yazar Emrah Serbes, sinema yazarı Ceylan Özçelik ve kurgucu Çiçek Kahraman yer alacak.

Kurmaca dalında, Serhat Eser Erdem’in Azap Sabahlar, Şenol Çöm’ün Baba, Aziz Çapkurt’un Bedengi, Burak Çevik ve Kutay Denizler’in Beklerken, İ. Serhat Karaaslan’ın Bisqilet, Ayşegül Okul’un Dem, H.Doğan Ercan’ın Elmanın Laneti, Bahadır Erturun’un Emek, Şükrü Apaydın’ın Film ya da Film, Selin Cevizli’nin Kağıttan Cinayetler, Tuğçe Sönmez’in Kahve İşi, İbrahim Sena Kandazoğlu’nun Merdiven, Necmettin Sancak’ın The Cello, Yusuf Emirdar’ın Uşak Hesabı ve İ. Serhat Karaaslan’ın Xwin;

Deneysel dalda, Ömer Sinir’in 38 Derece, Özlem Mengilibörü’nün Ankara Nox, Ebru Güney’in Aşk Tananore, Ethem Özgüven’in Beklentiler, Bilal Çakay’ın Eski Dünyaya Dair, Hüseyin Mert Erverdi’nin Gelecekten Anılar, Bilgi Diren Güneş’in Gölge, Alper Öztekin’in Karga, Yoel Meranda’nın Otoyolu Perdeleme, Zafer Ulufer’in Parantez İçinde Hayat, Ali İhsan Elmas’ın Parça, Demet Öztürk’ün PentPa, Eytan İpeker’in Yok;

Canlandırma dalında, Burak N. Kurt’un Ayağına Dilek Takılan Baykuş, İdil Ar’ın İstanbul, Nurbanu Asena’nın İstanbul’da Sıradan Bir Gün, Orhan Başara’nın Müsait Bir Yerde, Murat Kılıç’ın Rüzgar, Işık Dikmen’in Şekerleme ve Anıl Tortop’un Zerre adlı kısa filmi yarışacak.

Ulusal Belgesel Film Yarışması

Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda, 7 Öğrenci Filmleri kategorisinde ve 11 Profesyonel kategoride olmak üzere toplam 18 film finalist oldu. Filmleri, seyirciyle birlikte izleyecek seçici kurulda, Ali Karadoğan, Emel Çelebi, Kurtuluş Özgen, Necla Algan ve Thomas Balkenhol bulunuyor.

Öğrenci Filmleri dalında, Haydar Demirtaş’ın Babam Tarih Yapıyor, Cem Terbiyeli’nin Bayrampaşa’da Sonbahar, Selin Altay’ın Gülay Usta, Cahit Çeçen’in Kahpe Devran, Musa Ak’ın Mada, Hüdai Ateş’in Müebbet Kuşları ve Aykut Alp Ersoy’un Urbanbugs;

Profesyonel dalda, Mehmet Özgür Candan’ın Göç, Tülin Dağ’ın Bir Adım Ötesi, Ümit Topaloğlu’nun Bir Filateli Öyküsü, Serdar Güven’in Canıyla Oynayanlar, Seyfettin Tokmak ve Kenan Kavut’un Hayal Çetesi, Erdem Murat Çelikler’in Herkes Uyurken, Orhan Tekeoğlu’nun İfakat, Reyan Tuvi’nin Ofsayt, Bingöl Elmas’ın Pippa’ya Mektubum, Aysim Türkmen’in Selahattin’in İstanbul’u ve Cenk Örtülü’yle Zeynel Koç’un Taşlanan Vicdanlar yarışacak.

Öğrenci ve profesyonel olmak üzere iki dalda düzenlenen Ulusal Belgesel Film Yarışması ile kurmaca, deneysel ve canlandırma dallarında düzenlenen Ulusal Kısa Film Yarışması’nda her dal için bir “En İyi Film Ödülü” verilecek. “En İyi Film Ödülü”nü kazanacak yapımlar 2500 Türk Lirası ile ödüllendirilecek. Kısa ve Belgesel filmlerinin yönetmenleri, Ankara’daki gösterimlerde hazır bulunacak.

Doğaya Karşı İnsan

Son 30 yıla damgasını vuran ekolojik-çevresel sorunlar, günümüz dünyasının karşı karşıya olduğu sorunlar bakımından en önemli gerçeklik olarak karşımızda duruyor. Küresel ısınma, hızla kuruyan içme suyu kaynakları, verimsizleşen tarımsal alanlar, iklim değişikliğinin tetiklediği sel, kuraklık, salgın hastalık ve ekosistem değişiklikleri, genetiği değiştirilmiş besinler, atmosferde hızla artan karbon salınımı, doğal kaynakların aşırı ve kontrolsüz tüketimi, doğal enerji kaynakları yerine doğayı yıkıma uğratan enerji kaynaklarının kullanımında ısrar edilmesi gibi nedenler dolayısıyla dünya bugün devasa bir çöplük haline gelmiş durumda. Gereken önlemler alınmazsa yakın bir gelecekte su, yiyecek gibi en temel gereksinimlerin karşılanmasında sorunlar çıkacağı ve dünyanın insanoğlu için yaşanmaz bir yer haline geleceği öngörülüyor. Zaman bütün bunların farkına varma ve farkındalığını artırma zamanı. Festival, seyircisini Doğaya Karşı İnsan bölümüyle dengesi bozulan doğa ve bunun ardındaki nedenler üzerine düşünmeye çağırıyor.

ABD’de yaşayan İranlı yönetmen Ramin Bahrani’nin 2009 yapımı Naylon Poşet (Plastic Bag) filmi bu bölümün öne çıkanları arasında. Daha önce Küçük Çırak (Chop Shop) filmiyle ülkemizdeki festivallere konuk olan Rahmani, Venedik Film Festivali’nde gösterilen bu kısa filminde bir poşetin dramını ve arayışını oldukça ”varoluşçu” bir biçimde gösterirken, usta yönetmen Werner Herzog da ”dış sesi”yle filme katılıyor. Bu bölümün bir diğer önemli filmi ise 2010 Danimarka yapımı olan Michael Madsen imzalı Sonsuzluğa (Into Eternity) isimli belgesel. Finlandiya’nın Onkalo tesislerindeki dünyanın ilk uzun süreli nükleer atık deposunu anlatan belgesel, bir taraftan da doğanın ve insanlığın zaman kavramına farklı bir yerden bakarak, bu nükleer projenin geleceğinin bugün yaşayan kimse tarafından görülemeyeceği gerçeğini gözler önüne seriyor. Karıştırma! (Dive!) isimli 2010 yapımı belgesel ise, Jeremy Seifert imzasını taşıyor. Yönetmen Seifert ve arkadaşlarının Los Angeles’taki bir süpermarketin çöplüğüne ”dalarak” israf edilmiş yiyecekleri/atık malzemeleri toplamalarını konu edinen belgesel, Amerika’daki tüketim ve israf çılgınlığına aktivist bir eylem ve belgeselle karşı çıkıyor.

There Once was an Island: Te Henua e Nnoho, Briar March, (2010, Yeni Zelanda)
Kanımızı Veririz Suyumuzu Vermeyiz, Cihat Bilen, (2010, Türkiye)
Dive! / Living off America’s Waste, Jeremy Seifert, (2010, ABD)
The Broken Moon, Marcos Negrao, Andre Rangel, (2010, Brezilya)
Plastic Bag, Ramin Bahrani, (2009, ABD)
Plastic and Glass, Tessa Joosse, (2009, Fransa)
Into Eternity, Michael Madsen, (2010, Danimarka, İsveç, Finlandiya)
Teclópolis, Javier Mrad, (2009, Arjantin)
Underkastelsen Submission, Stefan Jarl, (2010, İsveç)
The Circle, (1988, Demokratik Almanya Cumhuriyeti)
So What Are You Doing About Climate Change? , (2008, Almanya)
Consistency, (1986, Demokratik Almanya Cumhuriyeti)
Before the Flood: Tuvalu, (2004, İngiltere-Fransa)

Toplu Gösterim: Jerzy Skolimowski

Festival programının en önemli bölümlerinden biri olan, yedinci sanat ustalarını başyapıtlarıyla andığımız ”Toplu Gösterim” bölümünün bu seneki konuğu 40 yıllık sinema kariyerine 25 film sığdırmayı başaran ünlü Polonyalı yönetmen Jerzy Skolimowski. 1960′lı yıllarda ismi Jean-Luc Godard ile birlikte anılan ve The Shout, Moonlighting, The Departure gibi kült filmlerin yönetmeni olan Skolimowski, 1991′den beri film çekmemiş, 2008′de ise Anna ile Dört Gece (Four Night With Anna) filmiyle 17 yıllık sessizliğini bozmuştu. Bu sene çektiği Ölümüne Kaçış (Essential Killing) filmiyle Venedik Film Festivali’nde yarışan Skolimowski, 22. Ankara Uluslararası Film Festivali’ni 6 filmiyle renklendirirken, Ölümüne Kaçış (Essential Killing) filminin Türkiye Prömiyeri de festivalde gerçekleştirilecek.

Four Nights with Anna, Jerzy Skolimowski, 2008
Hands Up!,Jerzy Skolimowski, 1967
Barrier, Jerzy Skolimowski, 1966
Ferdydurke , Jerzy Skolimowski, 1991
Walkover, Jerzy Skolimowski, 1965
Essential Killing, Jerzy Skolimowski, 2010
Rysopis, Jerzy Skolimowski, 1964

Dünyanın Her Köşesinden

Festivalin en renkli bölümlerinden biri olan ”Dünyanın Her Köşesinden”, dünyadaki en önemli film festivallerinde gösterilmiş, ödül almış, eleştirmenler ve seyirciler tarafından en çok beğenilen filmlerden oluşan, Uzakdoğu’dan Amerika’ya, Afrika’dan Avrupa’ya uzanan bir yolculuk. Dünyanın her köşesinden öyküleri Ankaralı seyircilere taşıyacak olan programda bol ödüllü filmlerin yanı sıra keşfedilmeyi bekleyen filmler de var.

On filmin gösterileceği bu bölümde, ilk filmi Eski Davulcu (Ex-Drummer) ile seyircide ”şok etkisi” yaratan ve çokça tartışılan Koen Mortier’in yeni filmi 22 Mayıs (22nd of May), masumiyet ve suç arasındaki yakınlığı bir güvenlik görevlisi ile bombacı üzerinden sorgularken, ”yürekli” seyirciyi sinema salonuna bekliyor. Bu ”yürek” kategorisine sokabileceğimiz bir diğer film ise 2009 yapımı Daniel Monzôn imzalı bir İspanyol filmi olan Hücre 211 (Celda 211). Goya ödüllerinde en iyi yönetmen ve en iyi film dahil toplam 8 ödül alan bu film, şimdiden en iyi hapishane filmleri arasında gösteriliyor. Bu bölümde kaçırılmaması gereken diğer filmler ise, aralarında Gael Garcia Bernal ve Rodrigo Plá gibi Meksikalı genç yönetmenlerin olduğu on yönetmenli, Meksika Devrimi’ne 2000′li yılların gözüyle bakan Devrim (Revolution) ve ilk filmi Annemi Öldürdüm (J’ai tué ma mère) ile büyük bir ün kazanan 1989 doğumlu genç yönetmen Xavier Dolan’ın Cannes ve Sidney’de yarışan ve ödüllerle dönen ikinci uzun metraj filmi Hayali Aşıklar (Heartbeats). Üç arkadaşın aşk ve arzu dolu hikayesini anlatan bu film kaçırılmayacak nitelikte.

22nd of May, Koen Mortier, (2010, Belçika)
Carancho, Pablo Trapero, (2010, Arjantin)
Madeo, Bong Joon-ho, (2009, Güney Kore)
The Poll Diaries, Chris Kraus, (2010, Almanya, Avusturya)
How I Ended This Summer, Alexei Popogrebsky, (2010, Rusya)
Revolution, (2010, Meksika)
The Invisible Eye, Diego Lerman, (2010, Arjantin, Fransa, İspanya)
Animal Kingdom, David Michôd, (2010, Avustralya)
Heartbeats , Xavier Dolan, (2010, Kanada)
Celda 211, Daniel Monzón, (2009, İspanya, Fransa)

Ustalar

Onları biliyor, seviyor ve en son ne yaptıklarını merak ediyoruz. Ustalar programı, çağdaş sinemaya yön veren, dünyanın en tanınmış yönetmenlerinin en son filmlerini içeriyor.

My Son, My Son, What Have Ye Done, Werner Herzog, (2009, ABD, Almanya)
Carlos , Olivier Assayas, (2010, Fransa)
Surviving Life, Jan Švankmajer, (2010, Çek Cumhuriyeti)
The Princess of Montpensier, Bertrand Tavernier, (2010, Fransa)
Outrage, Takeshi Kitano, (2010, Japonya)
Korkoro, Tony Gatlif, (2009, Fransa)
A Sad Trumpet Ballad, Álex de la Iglesia, (2010, İspanya)
Route Irish, Ken Loach, (2010, İngiltere)

Yitip Gidenlerin Ardından

Yitip Gidenlerin Ardından bölümünde, 2010 yılı içinde zamansız bir şekilde kaybettiğimiz 3 usta sinemacıyı anıyoruz: animasyon dünyasının en yaratıcı isimlerinden biri olan ve Paprika, Perfect Blue, Tokyo’s Godfather gibi çok özel animasyon filmlerle hayal dünyamızı zenginleştiren anime ustası Satoshi Kon; en çok Dünyanın Tüm Sabahları filmiyle bilindiği için filmografisinde gizlenmiş diğer zenginliklere haksızlık ettiğimiz Alain Corneau ve Fransız burjuvazisinin iki yüzlülük ve kokuşmuşluğunu sergilediği filmleriyle kalplerimizi fetheden, Fransa ve dünya sinemasının devrimci öncülerinden Claude Chabrol… 3 ustanın, onları en iyi anlatan birer filmi bu bölüme konuk olacak.

Love Crime, Alain Corneau, (2010, Fransa)
Bellamy, Claude Chabrol, (2009, Fransa)
Paprika, Satoshi Kon, (2006, Japonya)

Yeni Bir Pencere: Kazakistan

Kazak sineması gerek Borat, Mongol gibi anaakım sinemaya daha yakın duran, gerekse Strizh, Baksy, Tulpan gibi festival çevrelerinde takdir edilmiş filmleriyle parlamaya devam ediyor. Bu bölümde son yıllarda festival çevrelerinde ilgiyle karşılanan ve beğeni toplayan üç Kazak filmi seyirciyle buluşacak. Cannes dahil birçok önemli festivalden ödüllerle dönen Sergey Dvortsevoy’un imzalı Tulpan filmi hem hikayesi hem de görüntü yönetimiyle ilgiye değer bir film.

Kelin, Ermek Tursunov, 2009
Native Dancer, Gulshat Omarova, 2008
Tulpan, Sergei Dvortsevoy, 2008, Almanya, Kazakistan

Yeni İtalyan Sineması

Son 3 senedir gerek Cannes, Berlin gibi film festivallerinde aldığı ödüller, gerekse ele aldığı güncel ve politik konularla adından sıkça bahsettiren İtalyan Sineması’nın son dönemdeki en güzel örnekleri sinemaseverlerle buluşacak.

Nanni Moretti’nin 2007 yapımı Timsah (The Caiman) farklı bir Berlusconi portresi çizerken; Paulo Sorrentino ise 2008 yapımı Il Divo’da son elli yılın en önemli İtalyan siyasetçisi olan Giulio Andreotti’nin yolsuzlukla şekillenmiş siyasi yaşamına kamerasını doğrultarak, İtalya’nın ”kirli” siyaset, mafya ve devlet işbirliğini gözler önüne seriyor.

My Brother is an Only Child, Daniele Luchetti, 2007
Il Divo, Paolo Sorrentino, 2008
The Caiman, Nanni Moretti, 2007
Vincere, Marco Bellocchio, 2009

Panahi ve Rasoulof’a Özgürlük!

Festival, 2010 Aralık ayında ”sisteme karşı propaganda yapmak” suçlamasıyla altı yıl hapis ve 20 yıl film çekmeme cezasına çarptırılan usta yönetmenler Cafer Panahi ve Muhammed Resulof’un birer filmine yer vererek, seyircisini dayanışma çağrısına davet ediyor. İran’dan oldukça güçlü bir biçimde sınıfsal manzaralar sunan 2003 yapımı Panahi imzalı Kanlı Altın (Crimson Gold) ve 2009 yapımı Beyaz Çayırlar (The White Meadows) seyirciyle bulaşacak filmler.

The White Meadows, Mohammad Rasoulof, (2009, İran)
Crimson Gold, Jafar Panahi, (2003, İran)

Yaşasın Komün! (Vive la commune!)

140 yıl önce Paris’te görülmemiş bir sefalet içinde yaşayan emekçi kitleler, eşitlikçi, özgürlükçü, dayanışmacı bir dünya için ayağa kalktılar. 18 Mart 1871′de bütün askeri birliklerini Paris’e gönderen burjuvazi, Yaşasın Komün (Vive la Commune!) haykırışıyla karşılaştı. Ve tarihin ilk proleter yönetimi kuruldu. Ardından Lyon, Marsilya, Narbonne, Toulouse, Saint-Etienne komünleri geldi. Komün, tarihte benzeri görülmemiş bir gaddarlıkla yok edilse de, Micheal Hardt ve Antonio Negri’nin deyişiyle ”bütün devrimlerin anası” olmaya devam ediyor. Ankaralı seyirciler Paris Komününün 140. yıldönümünde Peter Watkins’in 345 dakikalık başyapıtı La Commune (Paris, 1871) filmini seyrederek o yıllarda ne yaşandığına tanıklık edecek.

La Commune (Paris, 1871), Peter Watkins, (2000, Fransa)

Geceyarısı Sineması

Beklenmedik misafirler, zombiler, vampirler, eli kanlı katiller… Korku / gerilim sinemasının en tekinsiz örnekleri geceyarısına doğru loş duvarımıza yansıyacak. Koltuklarınıza gömülün ve korkunun, gerilimin ve vahşetin dehlizlerinde bir yolculuk yapmaya hazırlanın.

•  To My Mother and Father, Can Evrenol, (2010, İngiltere)
The Legend of Beaver Dam, Jerome Sable, (2010 Kanada, ABD)
Off Season, Jonathan van Tulleken, (2009, ABD, İngiltere, Kanada)
I Saw the Devil, Kim Ji-Woon, (2010, Güney Kore)
DeusIrae, Pedro Cristiani, (2010, Arjantin)

Detaylı Bilgi : www.filmfestankara.gov.tr

08 Mar 2011 tarihinde Sinema Haberleri içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: