!f İstanbul 2011’in Ardından


İyisiyle kötüsüyle bir !f İstanbul Bağımsız Film Festivali‘nin daha sonuna geldik. İstanbul ayağını dün tamamlayan festival bir hafta boyunca daha yoğun ilgi gören filmlerin ek gösterimleriyle karşımızda olacak. (Ek gösterimlerin programına buradan ulaşabilirsiniz.) Festivalin Ankara ayağı ise 2-6 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

!f 10 Yıldır Mahallede” mottosuyla ve “müslüman mahallesinde salyangoz satmak” deyimine gönderme yapılarak çekilen tanıtım filmiyle beraber İstanbul seyircisine kapılarını açan festival bu yıl gösterim yeri ve bilet fiyatları olmak üzere çeşitli yeniliklere de gitti. Online sinema sitesi MUBI ortaklığı ile gerçekleştirilen !f ²: İstanbul’dan Canlı projesi aracılığıyla bu yıl Ramallah’tan Tiflis’e, Hopa’dan Şanlıurfa’ya 25 şehirde 7000’in üzerinde kişi seçili filmleri izleme fırsatı buldu.

Bir diğer yenilik olarak !f İstanbul & Sundance İş Birliği ile Sundance Instute ile önemli bir iş birliğine imza atılıp festival havası daha canlı hale getirildi. Bu kapsamda gösterilen 10 yapım Film Forward : Sundance Özel Bölümüyle izleyiciyle buluştu. Hem filmler izlendi hem de filmlerin yönetmen ve oyuncularından bir kesim ile soru-cevap bölümleri yapıp film hakkındaki düşünceler daha oturaklı hale getirildi.

Ayrıca Sundance Lab ekibi ilk defa bu yıl Türkiye’ye geldi. Quentin Tarantino’dan Darren Aronofsky’ye, Steven Soderbergh’e,Shirin Neshat’tan Paul Thomas Anderson’a ünlü yönetmen ve senaristlerin sinema tarihine geçen projelerinin ilk adımlarının atıldığı Sundance Lab’te Türkiye’yi Aslı ÖzgeNesimi Yetik, Melisa Önel ve Orhan Eskiköy temsil etti. Bu kapsamda Sundance Enstitüsü yetkilileri, Sundance Lab danışmanları ve ünlü Hollywood senaristleri Etgar Keret, Bill Wheeler ve Wesley Strick Senaryo Yazım Paneli” de gerçekleştirdi.

.. Ve tabii ki konuklar! Bu yıl konuk diyince herkesin heyecanla beklediği bir isim vardı ki o da Santa Sangre‘nin usta yönetmeni Alejandro Jodorowsky idi. Jodorowsky; film gösteriminin ardından soruları yanıtladı, nasihatler etti, bol bol ilham kaynağı oldu. Ayrıca Four Lions‘un yönetmeni Chris Morris ve festivalin inci filmlerinden Womb‘un Macar yönetmeni Benedek Fliegauf olmak üzere çeşitli yönetmenler de filmlerden sonra ve önce izleyicilerle buluştu.

Festivalin son günü itibariyle de Keşif ve kısa filmlerin kazananları belli oldu. Bu yıl Keş!f ödülünü ünlü İtalyan yönetmen Michalengelo Frammartino‘nun “Le Quattro Volte”‘si kazandı. Danimarka yapımı “R” filmi ise özel mansiyon ödülüne layık görüldü.

Tüm bu güzel gelişmelerin perde arkasında elbette eleştirilecek eksik yönler de olmadı değil. Gösterim yerlerinin artması her ne kadar artı bir gelişme olarak yansısa da özellikle bilet fiyatlarının İstanbul’un elit alışveriş merkezlerinin sinemalarındaki bilet fiyatlarıyla neredeyse aynı olması akıllarda kalan soru işaretleriydi. Buna festival için hazırlanan partilerin yapıldığı mekanlar da katılınca bağımsız bir festival için izleyiciye standartların üstünde bir yüklenme olduğu gerçeği ayan beyan ortaya çıkıyor. 10 yıldır mahallemizde olan bağımsız bir festivalden en azından şartları dengelemesini beklerdik!

Yine de yılın bu aylarında, özellikle Sundance sonrası Berlinale dönemi ve Oscar arefesinde festival havası almak çok güzeldi. Seneye umarım daha dengelenmiş şartlarda daha iyi organizasyonlarla gerçekleştirilecek bir !f görürüz.

!f İstanbul 2011’de ne izledik? sorusuna ise bir dahaki yazıda cevap verelim :)

28 Şub 2011 tarihinde Sinema Haberleri içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: