Frygtelig Lykkelig (Terribly Happy)


Yönetmen : Henrik Ruben Genz
Oyuncular : Jakob Cedergren , Lene Maria Christensen, Kim Bodnia, Mathilde Maack

Erling Jepsen‘in aynı adlı romanından uyarlanan Frygtelig Lykkelig (Terribly Happy), Henrik Ruben Genz yönetiminde Danimarka‘nın geçen sene Oscar adayı olmuştu. İlk elemeleri geçememiş olmasına karşın hem Danimarka için umut aşılıyor olması hem de hemen hemen girdiği tüm festivallerden ödüllerde dönmüş olması dikkati çeken yanlarından bir tanesi. Film ile ilgili dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta ise yönetmen Henrik Ruben Genz‘in daha iyi bir bütçe ile filmi yeniden çevirme kararı almasıdır.

Danimarka‘nın başkenti Kopenhag‘dan çeşitli sorunları yüzünden ücra bir kasabaya sürgüne gönderilen Robert (Jakob Cedergren) adındaki bir polis mareşalinin, sırlarla dolu bu kasabada başından geçen birtakım olayları konu edinen film, gerçek hayattan bir aktarma. Bu kırsal kasabada bataklığa düşen bir ineğin daha sonra yüzeye çıkıp doğurduğu yavrunun ahali üzerindeki etkisini anlatan ilgi çekici bir masal monologuyla başlayan filmde, Robert karakterine, Ingerlise (Lene Maria Christensen), Jorgen (Kim Bodnia) ve Dorthe (Mathilde Maack) karakterlerinden oluşan gizemli bir aile de konunun merkezinde eşlik ediyor.

Herkesin herşeyi bildiği bir yerde hiçbir sırrın gün yüzüne çıkmadığı bir kasaba düşünün. Yabancıların sevilmediği, üstüne sıkıcı bir ahaliye de sahip. Psikolojik sorunlar yaşayıp bu sıkıcı kasabaya sürülen polis mareşali Robert, başta herşeyi usulünce yapmaya başlar. Fakat toplum yaşantısında herkesin etkilendiği bir kural olan “ya sen kalabalığa uyacaksın, ya da kalabalık sana” parodisince gün geçtikçe kasababa halkına uyar ve işler öyle yürür. Yalanların masum olmadığı, cinayetlerin yaşandığı, gerçeklerin üstünün tıpkı bir sis tabakasında kaybolan şehir misali örtüldüğü bu kasaba; geniş anlamda bir toplumun iç özelliklerini gösteriyor. Aile içi şiddet ve kapitalizmin etkilerini de açıkca görmek mümkün.

Frygtelig Lykkelig (Terribly Happy), yapısal ve görsel başta olmak üzere birçok bakımdan Blood Simple‘a benzer nitelikler taşıyor. İki erkek ve tehlikeli bir aşk üçgeni içinde bir kadın içeren bu film noir hikaye, büyük bir kentin dışında yer alıyor. Karanlık ve moody atmosfere sahip olan film, özenle seçilmiş çekim gücü ve teknikleriyle sinematografik olarak da hayli başarılı. Bir röportajında Hitchock ve Coen biraderlerden etkilendiğini söyleyen yönetmen, filme kattığı ürperti ve gizemli yapıyla kendini haklı çıkarıyor. Blue Velvet izleyenler için de bir kuple esinti bulmak mümkündür.

Yan karakterler dahil tüm oyuncuların harikulade performansı, ara ara giren gitar sololarıyla beraber son sahnede çalan müziğin çok güzel oluşu, filmin gizemli ve karanlık havasına eklenince ortaya izlenebilirlik açısından kalbur üstü bir film çıkıyor. Pek esamesine rastlanacağı hakkında şüphelerim olduğu filme rastlarsanız, es geçmeyin derim..

30 Nis 2010 tarihinde Film Kritikleri içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: