Precious: Based on the Novel Push by Sapphire



Yönetmen : Lee Daniels
Oyuncular : Gabourey Sidibe, Mo’Nique, Paula Patton, Mariah Carey

Push adlı romandan uyarlanıp Lee Daniels‘in yönetmenliğini yaptığı film, yaklaşık 1 senedir sıklıkla konuşuluyordu. Aldığı 50’nin üzerinde ödül ve 6 oscar adaylığı ile iyice adından söz ettirdi. 6 oscar adaylığı içinden “en iyi uyarlama senaryo” ve “en iyi yardımcı kadın oyuncu” ödülüyle döndü.Film, Harlem’de yaşayan oldukça şişman,fakir, babasının tecavüzüne uğrayıp 2.kez ondan hamile kalan ve aynı zamanda annesinden şiddet gören Precious adlı 16 yaşındaki bir kızın hikayesini anlatıyor.

Requiem For A Dream‘i biliriz. İzlerken içimiz bunalmış, başımız dönmüştü. Zar zor bitirmiş ve tokmak gibi içimize oturan cinstendi. Şimdi Requiem For A Dream‘in yanına bir de Precious’un bu acı hikayesini konu edinen belgesel tadındaki filmi eklemeli. Konusu itibariyle sırf bu yüzden can sıkıcı derecede bir film. Filmin bu kadar etkileyici olması şiddet, taciz, tecavüz, nefret, dışlanmışlık ve dibine kadar acının aynı anda ama izleyiciyi sömürmeden yapılıyor olmasından geliyor fikrimce. Precious fakir ama hayalperest,umutlu.. Film de şiddetli bir dram fakat asla bunun edebiyatı arkasına sığınmıyor.

Filmin bu kadar acı olmasının yanında bütün bu önümüze serilen öykülerin gerçekte yaşanılıyor olduğunu bilmek bir o kadar daha iç burkuyor. Gün geçtikçe hayalleri çoğalan genç kesimin gitmek istediği, hayallerini süslediği Amerika’da bile bunların olması bir bakıma ironik bir bakıma da ayılma portresi. Gerek Avrupa gerekse Amerika’da ensest ilişkilerin %60-70’leri bulduğu bir dünyada tüm bu zorluklara Precious gibi göğüs germek öyle her 16 yaşındaki genç kız işi değil. Bunlara göğüs germek her genç kızın işi olmadığı gibi o insanların öykülerini tüm çıplaklığıyla beyazperdeye yansıtmak da her yönetmenin işi değil. Çok cesurca bir iş..

life is hard. life is short. life is painful. life is rich. life is….precious.

Çok ağır bir dram olmasının yanında aynı paralelde olmayan kişilerin seyretmesi onları farklı hislere yöneltiyor. Halinizden memnun hissettiriyor, şükretmeye yöneltiyor bir bakıma. Yalnız bu iç bunaltıcı sahnelerin yanında tam sıkılganlığa geçiş yapılacakken kameraların Precious‘un hayallerine devam etmesi de hakikaten iyiydi. Bir bakıma bunaltıcı – hafif gülümsetici ekseninde giden sekanslar vardı. Gabourey Sidibe ve Mo’nique’nin harika oyunculuğundan bahsetmemek olmaz. Özellikle Gabourey Sidibe’nin ilk oyunculuk deneyimi olması da şaşırtıcı. Ama şaşırtıcı derecede başarılı. Mariah Carey‘in müzik sektöründen sinemaya bu şekilde sırıtmadan geçiş yapması da güzel nitelendirilebilecek bir başka nokta.

Film en nihayetinde bolca düşündüren, farklı his mecralarına yönelten cinsten bir yapım. Ne kadar iç burkucu olsa da birşeylerin farkında olmayı sağlaması bile takdire şayan. Herkesin kaldıramayacağı, herkesin izleyemeyeceği bir film olduğunu da belirtmekte fayda var. Özellikle iyi bir ruh halinde kesinlikle tercih edilmemesi gereken cinsten. Mazallah 100 dakika arayla moralinizin taban olması içten bile değil..

13 Mar 2010 tarihinde Film Kritikleri içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 5 Yorum.

  1. Mimlendin, oynar mısın? :)

  2. Aa tabi, nerde :=)

  3. Çok çok iyi olmasada iyi bir dram olmuş.Oyunculuklar çok iyi.

  1. Geri bildirim: Gelecek Filmler ~ Like Crazy « izlandik.

  2. Geri bildirim: 2012 Sundance Film Festivali Ödülleri « izlandik.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: