El Secreto De Sus Ojos (The Secret In Their Eyes)


Yönetmen : Juan José Campanella
Oyuncular : Ricardo Darín, Soledad Villamil, Guillermo Francella

2009 Arjantin-İspanya ortak yapımı ve taban olarak dramatik-gerilim film olan El Secreto De Sus Ojos ile Oscar’ın Yabancı Dilde Adayları vasıtasıyla tanışmış bulundum. Ki bu pek de önemsemediğim ödüller için sadece bu adaylık kategorisine bakıyorum. Önceki senelerde sona kalan adaylar arasında sadece bir, taş çatlasın 2 tane sağlam film bulabiliyorken bu sene gerçekten çok sağlam adaylar var fikrimce. 5 adaydan 4’ünü (Ajami hariç) izlemiş bulundum. Hele ki bu sene seçiminde en çok zorlanılacak kategori yabancı dilde en iyi film kategorisidir diyerek filmin arka planından biraz bahsetmek istiyorum.

Juan José Campanella‘nın yönettiği film Eduardo Sacheri‘nin yazdığı “La pregunta de sus ojos” (Türkçe: Gözlerindeki Sorular) adlı romandan uyarlandı. House MD, Law & Order ve 30 Rock gibi dizilerin bazı bölümlerinin yönetmenliğini de yapan Campanella bu filme de Arjantin’de bir dizi çekimini bırakarak başlamış. Arjantin’de taa 13 Ağustos’da gösterime giren ve toplamda 8.5 milyon dolar (32.3 milyon peso) hasılat ile Arjantin rekoru kıran film, Arjantin nüfusunun da %5’i tarafından izlenmiş durumda. Ekonomik açıdan pek de iç açıcı durumda olmayan Arjantin’de bile bu denli bir başarıdan sonra filmi hiç izlemeseniz de merak uyandırıyor.

Arjantin adliyesinde görevli olan federal ajan Benjamin Esposito (Ricardo Darin)‘nun 1974’de Buenos Aires’de işlenmiş ve tam olarak çözülemeyen vahşice bir cinayeti kafasında soru işareti kalmadan en ince ayrıntısına kadar araştırması ve aradan geçen 30 yılın ardından bu davayı roman olarak yazma çabası üzerinden çok başarılı ve hiç kopmadan devam eden flashbackler üzerinden anlatılıyor film. Aslında konu içinde konu barındırıyor da diyebiliriz kesinlikle. Bir suç var, ve bununla beraber müthiş bir gizem. Ve tüm film boyunca harmanlanan müthiş bir de aşk hikayesi.

Neresinden tutarsanız tutun elinize harika şeylerin geleceği bir film olmuş. Tecavüz edilerek  öldürülen bir kadının kocasının ona duyduğu inanılmaz sevgi, federal hukuk görevlisinin 30 yıl önce söyleyemediği sözler yüzünden elinden kayıp giden aşkına 30 yıl geçmesine rağmen duyduğu sevgi, ve yine bu hukuk görevlisinin cinayete kurban giden kadının kocasının bu sınır tanımaz sevgisinden etkilenerek irdelediği bir gizem.. Toplayınca “vazgeçmemenin” hikayesi olarak buluyorum. Yalnız tüm bu hikayeyi anlatırken sadece bu temalar üzerinden gitmediğini de söylemekte fayda var. Müebbet alan kişilerin devlet tarafından dışarıya çıkarılarak bir gerila haline getirilmesine değinerek Arjantin’in adalet sistemine baltayla sağdan soldan vurarcasına yapılan eleştiriler bu coğrafyanın insanlarının çektiği dertlere de parmak basıyor.

Güney Amerika sinemasını kurgusu yönünden izlediğim filmlerle sınırlarsam çok başarılı buluyorum. (Örn; Nueve Reinas) Zaten bu filmde de kurgu namına bir hata bulmak bence imkansıza yakın birşey. Bunu bir yana bırakırsak, görüntülerin daha da ön plana çıktığını göreceğiz. 70’lerin siyasi havasını tüm bu temalar zincirinde işlemek öyle her yiğidin harcı değil diyorum ben bu işte :=) Hollywood filmlerini ayaklar altına alan bir yönetim doğrusu. Ve sırf bu görüntülerin muazzamlığından dolayı aslında yer yer yavaş ilerleyen filme kapılıp gidiyorsunuz.

Görüntüler demişken.. Neredeyse 2 hafta önce izlediğim bu filmi aslında yazmama neden olan sahneden bahsetmek istiyorum biraz da. Hayır hayır spoiler yok :p. O sahne, bir stadyum sahnesi. Filmde işlenen davanın gizemini çözen sahne de diyebiliriz. “Bir erkek hayatta her şeyden vazgeçebilir, ama tutkularından asla!” diyaloguyla başlayan olay çözme zincirinin ilk halkası belki de. Diyalogda bahsedilen tutku, futbol tutkusu. Buna istinaden kendimizi Arjantin’in köklü kulüplerinden Racing Club‘ın stadyumunda buluyoruz..

Bu stadyum sahnesinde kamera standart havadan görüntü ile başlar ve stadyuma yaklaşır, akış futbolcular arasında devam eder ve tribünde kalabalık arasında yer alan baş karakterin etrafında daire çizerek sonlanır. Canlı futbol maçının sürdüğü bütün bir stadyumu kapsayan tek bir devamlı çekim.. Bu çekimle beraber bir kovalamaca ve halihazırda  enfes bir sürükleyicilik.Harika,harika, harika.. Bu özel sahne yapım öncesi çalışmanın iki yılını almış. Sahnenin çekimi üç gün sürmüş, ayrıca 200 ekstra çekilmiş ve kurgu için 9 ay uğraşılmış. Ağzım açık izledim. Teması futbol olan filmlerde bile böylesini görmemiştim! Sürpriz olsun diyenler mutlaka filmde izlesin ama şuradan da bir önizlenim olarak bakabilirsiniz.

Lütfen. Söyle ona… Hiç olmazsa bir kez konuşsun benimle.

Son olarak oyunculuklar.. Başroldeki Ricardo Darin‘i daha önce 2 filmde izlemiştim. Öyle ki hemen aşina oldum. El Aura ve Nueve Reinas bu filmler.. El Aura‘da pek hatırlayamadım fakat Nueve Reinas’da da gerçekten iyiydi. Ricardo Darin için Murat Menteş abimiz de şurada birşeyler söylerek, Ferruh Ferman karakteri için ondan esinlendiğini yazmış. Güzel tesadüf olmuş doğrusu :) Hemen romanı ve Ferruh Ferman karakterini kafamda canlandırdım da hakikaten cuk oturmuş. Diğer karakterleri daha önce izlemedim fakat en az Ricardo Darin kadar etkileyici performansları vardı. Hiç birşey olmasa bile hepsinin gözleri çok güzeldi :)

– Racing senin için nedir?
+ Tutkudur.
– 9 yıldır şampiyon olamasa bile mi?
+ Tutku tutkudur.
– Gördün mü Benjamin? Bir erkek her şeyini değiştirebilir. Yüzünü, evini, ailesini, kız arkadaşını, dinini, tanrısını… Yine de değiştiremeyeceği bir şey var Benjamin. Tutkularını değiştiremez!

Belki çok ama çok abartıyorum fakat izlediğim en iyi filmler arasında hızlı bir çıkış yakaladı filmin kendisi. Hiç bitmesin istedim. Nefes almadan izlenecek ve “tümüyle” çok güzel bir iş çıkarılmış nadir filmlerden. Oscar’ı alır mı almaz mı bilemem. Haneke’nin olduğu yerde biraz zor fakat almasını canı gönülden istiyorum. Filmin birçok festivalden ödülle döndüğünü ve IMDB puanının 8.5 olduğundan ise hiç bahsetmiyorum. İzleyin, izlettirin diyorum sadece.:) Diyorum ama içimden de film sadece bana kalsın demekte geçmiyor değil :p

16 Şub 2010 tarihinde Film Kritikleri içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 11 Yorum.

  1. Lanet olasıcası dvd-writer bozuk oldugundan kaydedip getiremedim.

    İzlenecekler listesinde tabiki.

  2. En başa koy en başa :=)

  3. Çok güzel yazmışsın. İzlemeye kıyamayacağız neredeyse. :)
    Hemen edinmek gerek. Teşekkürler yazı için.

  4. Ben teşekkür ederim. :)
    Kıyın efenim kıyın :p

  5. Filmin sonu da muhteşemdi bu arada. :=)

  6. Yahu bunun HD’si çıkmayacak mı? Şu güzelim yazıyı okuyamıyorum filmi izleyemediğimden. :D

  7. AC3 kesmiyor mu :=)

  8. Bu başlığını görsem de filmi izlemediğim için yazını okumamıştım. Ben de filmi izleyip epey etkilendim ve benim oralarda bir şeyler karaladım. Şimdi senin yazdığın yazı da aklıma geldi ve gelip bakayım dedim neler yazmışsın diye. Aynı duygularla izlemişiz filmi, orası kesin. Ben de aşırı etkilendim. Ama işin en tesadüf yanı, ikimizin de aynı konuşmayı alıntılaması. Bu kadar denk gelebilirdi herhalde. :)

    P.S Yanlışlıkla Oscar başlığına atmışım yorumu, oradan silersin artık. :)

  9. Ee biraz da futbolla ilgili olduğumuzdan olsa gerek :=)

  1. Geri bildirim: Gelecek Filmler ~ Carancho « Buzdan Hayaller

  2. Geri bildirim: Carancho « izlandik.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: