The Lovely Bones


” Cennetimden Bakarken.. “

LOTR serisi, King Kong ve District 9‘dan sonra yine iddialı bir yapım.. Peter Jackson fantastik çigide ilerlerken bu sefer işi biraz değiştirmiş gibi. Amerika’da çıktığında bestseller listelerinin üstünde yer alan Alice Sebold’un kitabından uyarlama bir film. Kitap da Türkçe’ye yine bu adla çevrilmiş.

Yaklaşık bir sene önce filmden haberim olduğunda kadroyu çok beğenmiştim. Rachel Weisz ve Ryan Gosling, Kefaret‘de müthiş bulduğum ve aynı zamanda bu filmle beraber Oscar’a aday olan 15 yaşındaki oyuncu Saoirse Ronan‘ın annesi ve babası rolünde olacaklardı. Filme daha sonra Stanley Tucci‘nin katılması da hayli güzel bir gelişmeyken tam yapım aşamasında Ryan Gosling‘in yerine Mark Wahlberg gelmişti. The Departed‘tan sonra elle tutulur bir performans göstermemekle beraber mistik yapım The Happening‘de dibe vurmuştur bence (!) Bu film için de doğru seçim olmadığını düşünmüştüm o zaman..

Konusuna gelirsek ;

Susie, 14 yaşında öldürülmüş ve cennete gitmiştir. Ölümünden sonra dünyada onsuz sürüp giden yaşamı, ortadan kayboluşuyla ilgili yorumlarını, ailesinin sevgili kızlarının canlı bulunması umuduna sarılmasını ve katilinin cinayetten kalan ipuçlarını yok etmeye çalışmasını takip eder. İstediği herşey düşündüğü an yerine gelmektedir ama dünyada da hayat sürerken Susie’de bir şekilde o hayata dahildir.

Daha önce Harry Potter serisinden aşina olduğum bu tür kitap uyarlaması filmlerde kitabın her zaman daha iyi olduğu görüşündeydim bende. Bu flimin kitabını okumadım fakat, hala böyle olduğunu düşünüyorum. En kısa zamanda da okumak istiyorum.. Okumadığım kitabın uyarlama filminden daha güzel olacağını ise sırf karakterler yüzünden düşünüyorum. Şöyle ki ;

Böyle güçlü bir kadrodan daha iyi bir performans beklerdim. Mark Wahlberg için bu filmde neresinden tutarsanız elinizde kalacak cinsten bir oyunculuk vardı. Zaten ideal bir baba görüntüsünde asla değildi. Film boyunca perukmuş gibi duran saçlarıyla ve diyaloglara ve hareketlere tam konsantre olmayan görüntüsüyle filmin akışına balta vurmuştur bana. Diğer yandan Rachel Weisz de filmde ortada kaldı adeta. Suisanne Ronan ise yine adından söz ettirdi. Yeni Nicole kidman olacak bence :) Tüm bunların arasında Stanley Tucci tamamıyle damga vurmuştur. Müthiş bir katil portresi yaratılmış. Film Susie karakteri üzerinden şekillenerek başladı ve bir süre öyle devam etti, Stanley Tucci devreye girdiğinde herkesi saf dışı bırakarak tek başına yürüttü filmi, ta ki sonuna kadar..

Konu bakımından çok geniş bir yelpazesi vardı filmin. IMDB‘deki konu keywordleri arasında “korku” görmek saçmalıktı. Fantastik bir drama diye bahsedilirken dramanın ağır bastığı flu bir fantastik gerilim denilse daha iyi olurdu :D Yalnız filmin cennet öğeleri üzerinden işleneceğini beklerken bir anda katile yönelinmesi güzel olmamış. Fantastik öğeler ve mekanlar çok iyi seçilmiş ve üst düzey çekilmiş. İzlerken “anaa, Alis harikalar diyarındaki gibi” demiştim. İzledikten sonra eksi yorumlarinda da bir arkadaş “Peter Jackson misali Alice in Wonderland” yazmış. Çok doğru demiş. Soundtrack konusunda ise idare eder diyebilirim. “Cocteau Twins – Alice”

Tüm bunların yanında uzun senelerdir ilk defa yabancı bir filmin isminin bu kadar güzel ve filmle tutarlı olarak Türkçe’ye çevrildiğini gördüm. Tabii burada kitabı kim çevirdiyse ona müteşekkir olmak gerek.

Stanley Tucci‘nin performansıyla Golden Globe’a aday olmuş film. Ki ne kadar doğru bir seçim olduğuna filmi izledikten sonra herkesin kanı getireceğine inanıyorum. Eğer kadroda Mark Wahlberg‘in yerine Ryan Gosling olsaydı çok daha farklı olurdu. Daha doğrusu anne karakterinin yerinde de başkası olmalıydı belki de..

Beklediğimden iyi değildi. Peter Jackson, LOTR serisinden sonra attan inip eşşeğe binmiş.. Belki de Peter Jackson’ı duyunca LOTR, King Kong ve District 9‘dan sonra büyük beklentilere girdim bilmiyorum :) Ama yine de izlenmesi gereken yapımlardan.

Torrent Download : The Lovely Bones

Türkçe Altyazı : Divxplanet

12 Oca 2010 tarihinde Film Kritikleri içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 4 Yorum.

  1. Sanırım sinemada izlemeye değmeyecek bir film. Avatar’a bir daha mı gitsek. :)

  2. Ben de sinemada izlemeye değeceğini düşünmüyorum açıkcası :)

  3. Yazınızı beğendiğimi içtenlikle belirtmek isterim. Sitenizi takip listeme alıyorum.

    Teşekkür ederim.

    Selim Alimoğlu

    Skype: captain5855,748-5131,104

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: