Blog Arşivleri

Zeit Der Wünsche (Dilekler Zamanı)

2 * 90 dakikalık bir resital.

Zeit Der Wünsche (Dilekler Zamanı), Rolf Schubel‘in yönettiği,Tevfik Başer‘in senaristliğini yaptığı, Lale Yavaş, Erhan Emre, Hilmi Sözer, Tim Seyfi, Katja Studt‘un başlıca rolleri paylaştığı, yapımcılığını Kadir Sözen’in üstlendiği 2005 yapimi tatlı bir film. Bu cümle bu film için öyle sade ve öyle özensiz durdu ki hemen üstte yazdığım övgü dolu cümle ile beraber filmin başrol oyuncularının isimleri ve afiş bana hiddetle bakmakta.. Hissediyorum.

Film, 1960’lı yıllarda Almanya, Türk işçi kotasını arttırınca, Anadolu’nun bağrından koparak zengin olma hayalleriyle bu ülkeye giden, yürekleri umut dolu Türk köylülerinin yaşadıklarını aktaran çarpıcı bir çalışma. Aslında hiç de aşina olmadığımız bir şey yok ortada. Benim dahil birçoğumuzun ailesinden çoğu kişi bu umut ışığı ile varını yoğunu satıp yollara düşmüştür. Bu kâh kaçak yollarla, kâh bir Alman kadın ile evlenme sureti ile veya filmde gösterilen davetiye yöntemiyle olmuştur. Ama ilk başlarda ne olursa olsun para kazanalımdı. Ama sonra gerek koşullar olsun, gerekse asıl niyetin devreye girmesiyle herkesin yolu değişik bir yere çıkıyor..

Hikaye bizim açımızdan çok anlamlı. Ama filmde de pek çok gönderme yapılan Almanlar için öyle mi olmuştur pek bilinmez. Aşırı milliyetçi Almanların şimdilerde Türk evlerini kundakladığını düşünürsek pek de sevdiklerini söyleyemeyiz. Ama aklı başında, filmden anlayan ve gerçek değerini verebilecek kapasitede olmayanlar da yok değil. Şöyle ki; başrol oyuncuları Erhan Emre ve Lale Yavaş‘a, hem de öykünün yazarı Tevfik Başer‘e ve yönetmen Rolf Schübel‘e Almanya’nın prestijli sinema ödülü Grimmepreis‘i kazandırmıştır bu film.

Film, iki bölüm halinde, Almanlara hitap eden ve doğal olarak orjinal dili Almanca olan TV filmi olarak çekildi. Çok çeşitli konu yelpazesine sahip filmde Melike karakterini Lale Yavaş, Mustafa karakterini ise Erhan Emre oynamakta.Melike’nin onu çok seven, sonradan psikopatlaşan ve evlenmek zorunda kaldığı kocası Yaşar karakterini Jerichow‘da başrol kaparak gurbetçi oyuncular arasında hatrı sayılır bir mertebeye yükselen Hilmi Sözer, Mustafa‘nın en yakın olmakla beraber yukarıda bahsettiğim yol ayrımına maruz kaldığı kader arkadaşı Kadir karakterini ise Tim Seyfi oynamakta. Filmografisine bakınca “aa bu adam” diyeceğiniz derecede. Önemli yapımlarda rol almış bir oyuncu.

Film, Melike’nin anlatımıyla sürmekte.. Müthiş bir kurgunun ürünü olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Söyledim, geçiyorum.. Başlangıcı, sonu olan bir film diyerek merak da uyandırayım. Işte budur deyişim de bundandı. Bu yüzden, hem başı hem sonu aklımda kalan nadir filmlerdendir :) Kurgusunun yanında müzikleri, sadeliği ve hiç bıktırmadan 3 saat da olsa kendisini izlettiren dokunaklı hikayesiyle mest etmiştir..

Tek saçma bulduğum şey ise filmin tamamının Almanca olması. Sanırsınız ki; Ürgüp’ün İltaş köyü sakinleri dünyaya “hallo. Ich kam” diyerek gelmiş. Bir yandan Türk köylülerin Almanya’ya giderken çektiği zorlukları anlatırken köyün çocuğunu,yaşlısını,suya giden kadınını Almanca konuşturmaya ve izleyicinin Türklerin oraya gittiklerinde hiçbir zorluk çekmiyorlarmış hissine kapılmalarına mahal vermeye gerek yoktu. Biz, Türk oyuncuların oynadığı Alman yapımı ne melez filmler gördük, orda böyle miydi! diyesim geldi.. Neyse, bu da filmin nazarlığı olsun :)

Yazıyı sonlandırmadan önce, filmde gerek kıyıda köşede kalmış olsun gerekse açıkca belirtilmiş olsun öyle güzel replikler vardı ki sahneleri bazen tekrar tekrar izlemek istiyor insan.

P.S. Bundan sonrası film hakkında ipucu içerir.

Bu sahne aslında öyle pek beğenilecek sahne değil. Bu meymenetsizin neresi begenilirse zaten! :D Biraz duygusal oldu ama arkadaki flamaya dikkat. Onu orada görmek çok güzel oldu : ) Gönlümün puanı 61’dir.

Ikinci sahnemiz ise izleyen bilir yine Melike‘nin ağzıyla müthiş bir diyalogun başladığı sahnedir. “Evet beni vurdu, hemde sokak ortasında!” diyerekten diyaloğa giriş dumur etmiştir.

Tadına bakın mutlaka, seveceksiniz. :)

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 64 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: