Incendies


Lübnan asıllı Quebec’li yazar Wajdi Mouawad‘ın “Scorched” adlı ödüllü oyunundan uyarlanan Incendies; Denis Villeneuve imzalı bir şekilde bu yıl “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında Kanada’nın Oscar adayıydı. Ne varki Oscar Danimarka yapımı Susanne Bier imzalı In A Better World filmine gitti. Fakat özellikle yabancı basından gelen haberler Incendies’ın taş gibi bir film olduğu yönündeydi. Kuşkusuz bu yorumları karşılıksız bırakmayacak derecede iyi olan film, ülkemizde 30. İstanbul Film Festivali’nde prömiyerini yaptı ve 29 Nisan’da “İçimdeki Yangın” adıyla gösterimde olacak.

Maelström ve Polytechnique ile rüştünü ispatlamış olan Denis Villeneuve; yine bu filmlerin “ana” teması olan “çarpıcı” etiketini bir kademe yükselterek karşımızda. Topuğu dövmeli bir çocuğun esrarlı bakışları ardında açılan film, Nawal Marwan adında Lübnanlı bir kadının ilginç vasiyetiyle yol buluyor. “Yüzü koyun ve çıplak bir şekilde, mezar taşı olmadan, kimsenin bilmediği bir yerde” gömülmek isteyen anne, ikiz çocukları Jeanne ve Simon Marwan‘a tüm mal varlığını paylaştırmanın yanında üç de zarf bırakmıştır. Noter eşliğinde bu zarfların içinde yatan istekleri öğrenen ikizler; şoke olurlar. Kızından babalarını bulmasını isteyen Nawal Marwan, oğlundan da ağabeylerini bulmasını isteyip bu zarfları “onlara” ulaştırmalarını ister..

Simon‘un asi yapısı bu ilginç ve ona saçma gelen isteğe karşı dururken, aynı zamanda Matematikçi olan Jeanne bu gizemi çözmek için Lübnan’a uzanan bir yolculuğa başlar. Bu noktadan sonra film; Jeanne’in babasını bulma çabalarını gösterirken, Simon ve noterin de ona katılmasıyla beraber aynı zamanda Nawal Marwan’ın geçmişine ışık tutar. 1975 – 90 yılları arasında Hristiyan falanjistlerle, Müslüman kesim arasında cereyan eden iç savaşı tüm çıplaklığıyla yansıtan Incendies, hafif epizodik bir yapıya bürünüp bu cehennemde dimdik ayakta durmayı başaran Nawal Marwan üzerinden dokunduğu siyasi, dini ve toplumsal konuların ekseninde hayli sert ve çarpıcı karelerle seyirciyi büyülüyor.

Simon ve Jeanne adlı ikiz kardeşler, baba ve abilerini ararken film temposunu gitgide artırıyor ve barındırdığı gizemi taptaze korumayı başarıyor. Gördüğümüz tüm çirkin görüntüler karşısında Nawal Marwan ile beraber aynı hissiyatı paylaşmamak namümkün oluyor. Muazzam kurgusuyla göz kamaştıran Incendies, tüm çarpıcı ve vurucu yanını son dakikalarda zirveye ulaştırıyor ve tam olarak bir filmden alınabilecek tüm nimetleri önümüze seriyor. İrili ufaklı tüm rollerin falsosuz olmasının yanında, Nawal Marwan karakterine hayat veren Lubna Azabal, geçtiğimiz yıl göz kamaştırıcı performansıyla Cannes‘da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü alan Antichrist‘in yıldızı Charlotte Gainsbourg‘un performansını hatırlatıyor.

Radiohead - You and Whose Army? şarkısı eşliğinde tüm Şarkı Söyleyen Kadınlar’a selam olsun..

Film başında sinyalini verip açıkladığı Matematik’in çözülemeyen denklemi Collatz Teoremi‘ni sonlara doğru müthiş bir metafor şeklinde işleyerek “1+1=1 eder mi?” mottosunu uzun süre hafızalara kazımaya aday hale getiriyor. Tokat gibi çarpan, bittiğinde bir yumru gibi insanın içine oturan, sarsıcı ve çarpıcı bir film izlemeye hazır olanlar Incendies’ı mutlaka görmeli.

Posted on 18 Nis 2011, in Film Kritikleri and tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , . Bookmark the permalink. 2 Yorum.

  1. Az önce bitti film. Konuşacak halim yok, o derece.

  2. doğayahükmedenyönetmen

    Söyleyecek söz yok ki…O kadar acıkmışım o kadar acıkmışım ki, bu filmi izledikten sonra “”SİNEMAYA” doydum dedim kendi kendime…

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 30 other followers